KAMU YÖNETİMİ BÖLÜMÜ_AFET YÖNETİMİ ABD /

DAĞLIK ALANLARIN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ VE YÖNETİŞİMİ DERNEĞİ

BASIN DUYURUSU

11 Aralık 2018

 

UNUTTUĞUMUZ DAĞLARIMIZ

 

      İnsanlar, kıyı ve ovaları tüketince, gidebileceği bir alan olarak dağlara doğru yönelmeye başlamıştır. İklim değişikliği etkisiyle, suların yükselmesi artık bir senaryo olmaktan çıkmıştır.  Aslında 1990’lardan itibaren dağlara yönelme hızlanmış ve günümüzde dünya nüfusunun yaklaşık % 26’sı dağlık alanlarda yaşamaya başlamıştır.

    Uluslar arası düzeyde dağlara ilk defa dikkat çekiş, 1992 yılında gerçekleştirilen Rio Çevre Zirvesinde gerçekleşmiştir. Gündem 21 Eylem Planının 13. Bölümü, Hassas ekosistemlerin yönetimi: dağların sürdürülebilir gelişmesi üzerinedir. Ancak Türkiye’de bu konu geniş bir bakış açısıyla çalışılmamaktadır. Ayrıca Gündem 21 belgesi, yerel yönetimleri, karar alma, planlama ve uygulama süreçlerine kadınların, çocuk ve gençlerin etkin katılımını sağlayacak programlar geliştirmeye ve uygulamaya davet edilmektedir. Böylelikle, Gündem 21, bir yandan doğrudan 24. Bölümü ile kadınlara, 25. Bölümü ile de “sürdürülebilir gelişmede çocuklar ve gençliğe yönelerek,  yerel yönetimler için özel bir görev alanı çizmektedir. Birleşmiş Milletler Teşkilatı 2002 yılını “Uluslararası Dağlar Yılı” olarak ilan etmiştir. Dokuz Eylül Üniversitesi olarak, katılımlarla 2013 yılından bu yana 6 yıldır 11 Aralık Uluslararası Dünya Dağlar Gününü kutlamaktayız.

    Dağ yerleşikleri de dağ ile ilişkili değerlendirilmesi gereken önemli bir beşeri kaynaktır. Oysaki,  %80’i dağlarla kaplı olan Türkiye’nin dağları ve dağlık alanların potansiyelinin (Dağ_ÇED) yapılması gerekmektedir. Bu hem dağların özellikleri ve taşıdığı değerlerin saptanması gerekse çevre sorunlarının dağlara taşınmaması açısından önemlidir. Dağlarımız ve dağlık alanlarımızın koruma-kullanma dengesi içinde değerlendirilmesi ve gelecek nesillere de emanet edilmesi için dağlık alanların sürdürülebilirliği ve yönetimi üzerinden çalışma yapılması gerekmektedir.  Dağlarımız sahip olduğu flora, fauna ve madenleri itibariyle Türkiye’yi yoksul bırakmayacak ve başkalarına da el açtırmayacak bir potansiyele sahiptir.

      Dağlık Alan Belediyeler Birliği kurulmasını, yeni il ve Büyükşehir yapılanması açısından önemsemek gerekir. Katılımcı çalışmalar, kamu,özel ve sivil ortaklıklar gerektirmektedir. Dağlık alanlarımızın imkanlarını bilmek ve yerinde kullanabilmek için, öncelikle paydaş  ilgi grupları, dağ, dağcılık ve dağ sporları üzerinde çalışan profesyonel uzmanlıklara önemsenmelidir. Ayrıca, belediyeler de konunun mekan ölçeğinde söz sahibidir. Bu nedenle katılım gösteren, dağ dostu olup,  dağlara sahip çıkılmasında vatansever /idealist bir refleksle hareket eden herkese teşekkür ederiz. 

 

 

 

 

Kasırga Güvenlik Kuralları için Tıklayınız.

 

 

Kamu Yönetimi Bölümü ve Afet Yönetimi Anabilim Dalı ile birlikte 09/10/2018 Tarihinde İzmir İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü'ne gerçekleştirdiğimiz ziyaretin fotoğrafları için Tıklayınız

 

 

Afet Tiplerine Göre Uygulanması Gereken Stratejiler için Tıklayınız

 

 

Güvenlik Kurumsal İlişkiler Ağı Sunumu için Tıklayınız